Berlin’in Düşüşü 1945

Berlin’in Düşüşü 1945

Yazan : Antony Beevor

Orijinal Adı : Berlin – The Downfall 1945

Yayınevi :  Yapı Kredi Yayınları

Çeviren : Nurettin Elhüseyni

Basım : 2015 Ocak 1. baskı

Sayfa Sayısı : 440

Okunma Tarihi : 2020 Ocak

Tanıtım Yazısı :

Yirminci yüzyılın en önemli savaşlarından bazılarını ele aldığı eserleriyle beğeni toplayan Antony Beevor, günümüzün en iyi bilinen ve saygın askeri tarihçilerden biridir. Eski Sovyet dosyalarından yeni elde edilen belgelerin yanı sıra Alman, Amerikan, İngiliz, Fransız ve İsveç arşivlerinden de yararlanan Beevor, ‘Berlin’in Düşüşü’ 1945’te Üçüncü Reich’ın can çekiştiği bir dönemde sıkışıp kalan milyonlarca insanın farklı deneyimlerini yeniden inşa eder. İntikamcı Kızıl Ordu ile kuşatılmış Nazi güçlerinin son kez çarpıştığı 1945 Ocak’ında yaşanan sarsıcı olayların sokak düzeyinde ve sürükleyici bir portresini sunar. Vahşet ve kuşatma altındaki bir şehrin umutsuzluğunu bütün sahiciliğiyle ortaya koyarken, az rastlanan olağanüstü insanlık ve kahramanlık anlarını da sergilemeyi ihmal etmez. Antony Beevor, Stalingrad kitabının ardından Berlin’in Düşüşü 1945’te de aynı soruyu bir kez daha sormamıza neden oluyor. Savaşta “kazanan” taraf var mı gerçekten?

“Modern tarihyazımında bir başyapıt”
-Michael Burleigh, Guardian-

“Beevor, Stalingrad’da bize Hitler’in güçleriyle Rusların çarpıştığı önemli ve korkumç savaşın sürükleyici bir anlatımını sunmuştu. Berlin’in Düşüşü 1945’te de aynı başarıyla bu tekniği kullanıyor. Bir askerin savaşın gerçeklerine yönelik anlayışıyla, bir romancının sembolik ve duygusal ayrıntılara bakışı birleşiyor. Beevor dehşet verici bir resim çiziyor…”
-Orlando Figes, Sunday Times-

“Beevor’ın tarzı, gerçekler doğrultusundaki incelikli anlatının ve titizliğin ustaca karışımına katkıda bulunuyor. Her iki kategoride de sanatının doruğundaki bir yazara şahit oluyoruz.”
-Thomas Kielinger, Die Welt-

Yazarın daha önce Stalingrad isimli kitabını da okumuştum. Bu kitap da en az onun kadar başarılı. Savaş tarihine ilgi duyanların sıkılmadan okuyacakları bir eser. Son derece detaylı bir araştırma ve çalışmanın sonucunda yazılmış. Çeviride problem yok. Okumayı zorlaştırmayacak kadar yazım hatası var. Dilimize kazandırılmış değerli bir eser bence.

Kitabın teknik kısmını bir tarafa bırakıp içeriğine gelince… Bir tarafta tam anlamıyla deli bir lider : Hitler, diğer tarafta da Stalin. Bu iki kişinin başrolünde olduğu  büyük bir insanlık ayıbı,dramı ve rezaleti. Savaşın ne kadar vahşice olduğu,askerleri,sivilleri kısacası insanları nasıl “insanlıktan” çıkardığı gerçeğini görüyoruz. Resmi kitaplarda okuduğumuz kahramanlıklar, zaferler, yenilgiler, mağduriyetlerin arkasındaki gerçekler. Katliamlar, tecavüzler, vatana ihanetler, hırsızlıklar ve bir çok ilkel “insan” gerçekleri. Zor dönemlerde insanların ne kadar “kötü” olabileceğinin  anlatımı. 

Kitabın okuması bittiğinde hem çok detaylı bir  “Berlin’in düşüş” tarihini öğrenmiş oluyorsunuz hem de insanların  “bu kadar da olmaz” dedirtecek değişimlerini görüyorsunuz.