Yedinci Haç

Yedinci Haç

Yazan : Anna Seghers

Orijinal Adı : Die Siebte Kreuz

Yayınevi : Everest Yayınevi

Çeviren : Ahmet Cemal

Basım : 2016 Eylül 1. basım

Sayfa Sayısı : 413

Okunma Tarihi : 2018 Mayıs

Tanıtım Yazısı :

“1933’ten bu yana utanç, Almanların bir toplum olarak yaşayış biçimini ayırt eden bir özellik gibi görünüyor ve Anna Seghers’in kitaplarının ancak şimdi Batı’da yeniden ortaya çıkabilmesi, bu büyük Alman utancının bir parçası.” HEINRICH BÖLL 1937 yılı, Nazi Almanyası… Bir sonbahar sabahı Westhofen Toplama Kampı’ndan yedi tutuklu kaçar. Kamp Komutanı Fahrenberg yedi tutuklunun yedi gün içinde yakalanıp geri getirilmesini emreder ve yakalandıkları zaman onları bağlayıp öldürmek için yedi çınar ağacından yedi haç yaptırır. Yedi adam da korkunç zorluklar içerisinde, kime güveneceklerini bilmeden peşlerindeki Nazi askerlerinden ve halkın içindeki muhbirlerden kaçmaya çalışırlar. Ancak kurtuluş hiçbiri için o kadar kolay olmayacaktır. İçlerinden yalnızca biri özgürlük mücadelesini kazanırken, diğerlerini ihanet, çaresizlik ve işkence üçgeninde bir ölüm beklemektedir. Yine de yedinci haçın boş kalması en büyük teselli ve en güçlü ümit ışığıdır. 1942 yılında yayınlanan Yedinci Haç, Anna Seghers’i dünyaca ünlü yapan eseridir. 1933 yılında Almanya’da kitapları yasaklanınca Fransa ve İspanya üzerinden Meksika’ya göç eden Seghers, bu sürükleyici kaçış hikâyesiyle sadece Alman halkının ve Nazi döneminin anatomisini çıkarmakla kalmıyor, en baskıcı zamanlarda bile bütün tehlikelere rağmen doğrular için ayakta kalmanın ne kadar önemli olduğunu muhteşem bir kurguyla gözler önüne seriyor. “Seghers’in sorusu tüm geçerliliğini korumaktadır: O dönemin temelleri biliniyor muydu, biliyor muyduk, doğru yansıtılmış mıydı bu temeller? Yoksa gerçek, bir çelişkiler anaforunun doğurduğu korkunç bir faşizmin varlığı mıydı yalnızca?” AHMET CEMAL

Kitabın konusu ve anlatımı güzel. Okumanızı öneririm demek isterdim, ancak…. Son dönemde okuduğum en kötü çevirilerden biri. Aslında çeviri kötü demek de pek doğru değil. Çünkü çevirmenin daha önceki çevirilerine, kariyerine bakınca bu kitaptaki sorun çeviri olmayabilir. Ancak bir kitap bu kadar iyi katledilebilir. Anlamsız cümleler, eksik kelimeler, dizgi hataları kabul edilebilir düzeyin çok üstünde. Ayrıca sanki Word programında yazılmış,otomatik kelime tamamlama açık kalmış gibi. -rı , -mı, -mi gibi kelime bitimlerinde kelime başka şekilde tamamlanmış ve kitapta bunların sayısı oldukça fazla.( yarın — yamn gibi…) Durum böyle olunca okuma isteği yok oluyor, kitaba konsantre olunamıyor. O nedenle konusu iyi olsa da önermiyorum. Dil bilenlerin Almanca aslından ya da başka yayınevinden çıkmışsa oradan okumasını öneririm. Benim okuduğum 1. baskı. Ancak 4-5 baskı da olsa bu kadar hata kolay düzeltilemez. Belli ki kitap basıldıktan sonra çevirmen dahil kitabı okuyup kontrol etmesi gereken kimse okumamış, olduğu gibi basılmış.