Islak Balık

Islak Balık / Der Nasse Fisch

Yazan : Volker Kutscher

Orijinal Adı : Der Nasse Fisch

Yayınevi : İletişim Yayınları

Çeviren : Cem Sey

Basım : 2017 1. baskı

Sayfa Sayısı : 480

Okunma Tarihi : 2018 Nisan

Tanıtım Yazısı :

Cumhuriyeti’nin kırılgan demokrasisi çöküyor, Nazilerin iktidarı yaklaşıyor… Volker Kutscher, bu dönemin atmosferini, polisiye edebiyatın dünyası içinden anlatıyor. Cinayet şubesinden ahlâk masasına sürülmüş olan Komiser Rath, Berlin’in canlı pornografi piyasasının, çılgın gece hayatının cürümleriyle meşgul olurken, daha “ciddi” işlere uzanan bir cinayetle karşılaşacaktır. Zaten o yıllarda, Berlin’de yaşanan hemen her hadise Nazi’lerin komünistlere karşı  yürüttüğü “sokak savaşına” değmektedir bir ucundan. Kutscher’in büyük ilgi uyandıran dizisinin bu ilk kitabında diğer “kahramanlarımızla” da tanışıyoruz. “Buda” lakaplı cinayet masası şefi Gennat’la, sıradışı polis sekreteri Charlotte’la, karizmatik mafyacı Marlow’la…

“Günümüz siyasi tarih polisiyelerinde dönemin tarihi asgari dozda aktarılır genellikle. Kutscher tutkulu ve ayrıntıcı anlatımıyla bunun karşı kutbunu oluşturuyor.” – Neue Ruhr Zeitung –

Kitap siyasi polisiye türünde. Bu türde okuduğum ilk kitap. Aynı şekilde yazarın da okuduğum ilk kitabı. Genel olarak polisiye türü sevenler için “yeterli” bir kitap. Kendini okutuyor, konu akıcı ve merakınızı hep canlı tutuyor. 1929 yılında geçen konu, zamanın Almanya’sı hakkında da bilgiler içeriyor. Arka planda Almanya’nın adalet yapısı, polis – suçlu ilişkileri, siyasetin adalet üzerindeki etkilerini görüyoruz.

 Kitabın teknik kısmına gelince. İletişim Yayınları da diğer büyük yayınevlerine uydurmuş kendisini. Çeviride sıkıntılı bölümler var. Okuma hızını etkilemese de can sıkıcı bir durum. Ayrıca “olmazsa olmaz” dizgi hataları da bolca var. Sanırım bu durum günümüzde tüm yayınevlerinde var. Çevirilere gereken özen gösterilmiyor. Aynı şekilde dizgi sorunları da fazlasıyla oluyor. Ya “okuyucu bu şekilde de kabul ediyor, boşver” zihniyeti var ya da yeterli bütçe ayrılmadığı için elde ne varsa onunla iş yapılıyor. Bu özellikle basım hataları için geçerli. Amiral gemisi diyebileceğimiz Yapı Kredi Yayınları’nda bile kitabın kapağında yazarın ismi hatalı yazılıyorsa, Altın Kitaplar meşhur Hercule Poirot’un adını yanlış yazıyorsa fazla söze gerek yok sanırım.

Yazara ait okunan diğer kitaplar